T C. Anayasa Mahkemesi

Jandarma personelinin mülki hizmetlerinden doğan veya bu tür hizmeti yaparken işledikleri suçları nedeniyle; 1609 sayılı Bazı cürümlerden dolayı Memurlar Ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatı hükümlerine göre işlem yapılır. Jandarma subay, astsubay, uzman jandarma, askeri öğrenci erbaş ve erleriyle sivil memurların, disiplin yoluyla cezalandırılması; kendi disiplin amirlerinin yetkisindedir. 1475 Sayılı iş Kanununa tabi personelin cezalandırılması 1475 Sayılı İş Kanununa yürürlükteki toplu iş sözleşmesi hükümlerine bağlıdır. İhtisaslaşma gereği olarak, özel eğitim görmüş personel nokta atamasına tabi tutulur. Ancak, nokta ataması yapılmayıp, il jandarma komutanlıkları emrine atanan astsubay ve uzman jandarmalardan emniyet ve asayiş görevi alacak olanların istihdam yerleri ve il içi yer değiştirmeleri il jandarma komutanının teklifi üzerine valinin onayı ile belirlenir. İl jandarma alay ve ilçe jandarma bölük komutanları hakkında mesleki sicillerden ayrı olarak, valilerce mülki sicil düzenlenir. Mülki sicilin düzenleme usul ve esasları subay ve astsubay sicil yönetmeliklerinde belirlenir. Zor kullanılması gereken durumlarla, görevi yerine getirirken engellenme ya da saldırıya uğrama tehlikesinin bulunduğu durumlarda icra memurları yardım isteklerini, bölgesi içinde bulunduğu Jandarma iç güvenlik makamlarına yazılı olarak iletirler. İcra memurları haciz işlemini bizzat ya da konuyla ilgili işlemleri yapabilecek kimseler kullanarak yürütmek zorundadır. Bu nedenle, Jandarmaya zoru gerektiren bir işlem olduğu gerekçesiyle hacizin uygulanması konusunda istek bildiremezler.

7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak yerel seçim öncesi tüm siyasi partiler halka mesajlar vermeye çalışıyor. Hatta bu mesajlar, vekillerin birbirlerine sözlü ve fiili saldırılarına dönüşmüş …. Kişisel veri; bireyin şahsi, mesleki ve ailevi özelliklerini gösteren, o bireyi diğer bireylerden ayırmaya ve niteliklerini ortaya koymaya elverişli her türlü bilgi anlamına gelmektedir. Ülkemizde son zamanlarda meydana gelen cinsel saldırı, cebir-şiddet ve buna bağlı öldürme fiillerine tepki olarak, failler hakkında daha ağır cezaların uygulanması, hadım edilme ve ölüm cezalarının getirilmesi talep edilmektedir. 8 Temmuz 2014 tarihli Nedim Şener – Türkiye ve Şık – Türkiye kararlarında İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi; ilgili makamların, “Ergenekon terör örgütü” adı ile tanımlanan hiyerarşik yapılanmaya dahil olmamakla birlikte, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekle suçlanan araştırmacı gazeteciler … Aşağıda, tanıklıktan çekinme hakkı olanların telefon konuşmalarının denetlenmesi ile ilgili Yargıtay’ın üç farklı kararının özetine yer vereceğiz. İlk kararda, tanıklıktan çekinme hakkı olanların iletişimlerinin denetlenmesinde katı uygulamayı, yani her iki taraf şüpheli … Son günlerde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun özellikle barolarda ve Türkiye Barolar Birliği’nde yapılacak seçimleri ilgilendiren hükümlerinin değiştirileceğine, hatta Avukatlık Kanunu’nun tümü ile yenileceğine dair haberlerin çıktığı görülmektedir. Bu haberlerin hemen ardından toplam 199 madde ve dört geçici maddeden oluşan “Avukatlık Kanunu Taslağı” adlı bir çalışma paylaşıldı, ancak bu Taslağa sahip çıkılmadı, Taslağın eski olduğu, gündemde olmadığı ve yapılması düşünülen düzenlemenin yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu üzerinden gerçekleştirildiği de ifade edildi. “Hükmün kolektif verilmesi” ilkesinin parçası olan ve yargı sistemimizin süjelerinden avukatın kamu hizmeti gördüğü ve Türk Milleti adına gerçekleştirilen yargılamaların bir parçası olduğu tartışmasızdır.

1961 Anayasası ile kurulan Yüksek Mahkeme, bugüne kadar kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasında en etkin yargı mercii olma özelliğini taşımaktadır. Yüksek Mahkemenin bazı kararları sert şekilde eleştirilmiş, kararlarının siyasi içerikli olduğu, yürütme ve yasama organlarına müdahale içerdiği de söylenmiştir. Arama ve elkoyma; suç işlediği şüphesi altında bulunan kişinin özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı ile konut ve iş yeri dokunulmazlığı hakkını ve mülkiyet hakkını kısıtlayan bir yargılama tedbiridir. Arama ve elkoyma, adından da anlaşılacağı üzere “ceza” olmayıp, yargılamada maddi hakikate… Sabıka kaydı ile ilgili Brunet – Fransa davasında İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, “Özel hayatın ve aile hayatının korunması” başlıklı 8. Dava, başvurucunun adli sicil kaydının kendisi hakkında yargılama sürecinin bitmesine rağmen silinmemesi şikayetine ilişkparibahis. Çözüm sürecinde sorumlulukların bertaraf edilmesi ile ilgili hukuki alt yapı oluşturulması konulu kanun çalışması, “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesin Dair Kanun Tasarısı” adı ile Hükümet tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu. Bu Tasarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde genişleyebilir, yeni hükümler Tasarıya eklenebilir. Çünkü yürürlük maddesi dahil beş maddeden oluşan Tasarıda, genel hükümlere yer verildiği, ayrıntıdan uzak durulduğu ve özellikle işlenen suçlarla ilgili ne yapılacağı hakkında herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir. Kanunun saklı tuttuğu haller dışında, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektiren veya derhal sanığın beraatına karar verilmesi mümkün olan suçta, usule uygun sorgusu yapılmayan ve savunması alınmayan sanığın yokluğunda duruşma yapılabilir.

Anketler ve klinik veriler, erkeklerde oranların kadınlara göre yaklaşık iki ila üç kat olduğunu göstermektedir. Ulusal Komorbidite Araştırmasının tekrar sonuçları Kumar Bozukluğu olasılığının erkeklerde kadınlara göre anlamlı derecede yüksek olduğunu bildirmiştir. NESARC (Alkol ve İlişkili Durumlara İlişkin Ulusal Epidemiyolojik Araştırma) çalışmasında, Kumar Bozukluğu olan kişilerin %72’si erkek ve %28’i kadındı. Değişimin anahtarı, kumarbazların kumarı hayatlarında yıkıcı bir etken olarak tanımlamalarında olduğu gibi, bağımlılar, bağımlılıklarının maliyetlerinin faydalarından daha fazla olduğunu fark etmeye başladıklarında gelir. İşte bu noktada bağımlı kişiler genellikle güvendikleri kişilerden kendilerini durdurmalarına yardım etmelerini isterler ve profesyonel yardım almak için ilk adımları atarlar. Bu dönüm noktası, bir süre için yoksunluk ve nüksetme nöbetlerinin meydana gelme olasılığını içeren karmaşık bir dinamik sürecin ilk adımıdır. Teknikler; uzaktan veya kendi kendine yardım teknikleri hakkında kitapçıklar ve sunumlar, kumar hakkında bilgiler, “aşermenin” nasıl önleneceğine dair bazı teknikler ve risk analizi hakkında bilgiler içerir. Telefon, kısa mesaj veya e-posta yoluyla yapılan görüşmeler de bu kapsamda değerlendirilir. Sosyolojik bir bakış açısıyla kumar; bireylere, özellikle de toplumun alt ucundakilere varoluşsal anlam sunduğu için işlevsel bir davranıştır. Ve kumarbazın kumar oynama davranışını, artan kayıplar karşısında bile başlatan ve sürdüren de bu umuttur. Sosyologların görüşüne göre kumar, bir tür kültürel oyun ve eğlenceli aktivitedir.

Daha önce “Evlilik Birliğinde Özel Hayata Saygı Hakkının Kapsamı ve Kişisel Alan” başlıklı yazımızda, eşler arasında özel hayatın ve muhaberat hürriyetinin gizliliğinin olup olmayacağını, bir eşin diğerinin özel görüşmelerine ve muhaberatına gizlice, tuzak kurarak veya bir plan dairesinde müdahale edip etmeyeceğine dair ayrıntılı bir yazı kaleme almıştık. Bu defa; ilk yazımızda yer verdiğimiz Anayasa Mahkemesi’nin konu ile ilgili ihlal kararı karşısında, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin ilk yazımıza konu kararları sonrasında verdiği iki yeni kararını değerlendirip görüşümüze yer vereceğiz. Bu yazımızda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre tutuklama kararının yüze karşı okunması, yani tefhim suretiyle kararın öğrenilmesi, gıyapta ve tebliğ suretiyle tutuklama kararının verilip verilemeyeceği ele alınacaktır. Bu yazımızda; INTERPOL (International Criminal Police Organization) yapısı ve uluslararası konumu, INTERPOL bültenleri ile bu bültenlere karşı başvuru yolları, Interpol Dosya İnceleme Komisyonu’nca, bültenlere karşı yapılan başvurularda verilen emsal kararlar ve bahse konu bültenlerin Türkiye Cumhuriyeti bakımından bağlayıcılığı değerlendirilecektir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında bulunan personele uygulanacak işlem görevden uzaklaştırma olup; sözkonusu kanun hükümlerine göre hareket edilir. Bu bakımdan görevden uzaklaştırmanın, hukuki ve mali sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır. Jandarma Subay, Astsubay, Uzman, Jandarma, Askeri ögrenci, erbaş ve erlerle Jandarma Teşkilatında görevli sivil memur, sözleşmeli personelin ve iş kanununa tabi işçilerin askeri yargıya tabi suçlarından dolayı; 353 Sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. İl jandarma alay komutanlıkları emrinde doğrudan doğruya emniyet ve asayişe ilişkin olmayan bir göreve atanacakların, görev yerleri bu Maddenin birinci fıkrası hükmüne göre belirlenir.

Maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçunun, TCK m.82/1’in (a) bendinde öngörülen nitelikli hallerinden birisi olan, öldürme fiilinin tasarlayarak işlenmesinden ne anlaşılması gerektiği, kusurluluğu etkileyen nedenlerden olan haksız tahrik hükümlerinin tasarlayarak öldürme suçunda uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilecektir. Esas itibariyle; “tasarlama”, bilerek ve isteyerek, yani kasten insan öldürme suçunda kastın en yoğunlaşmış hali olduğundan, tasarlayarak (insan) öldürme suçu denilmesi yeterli olmakla birlikte, “kasten (insan) öldürme suçunun tasarlayarak işlenmesi” nitelendirmesi de kullanılabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.91/3’de toplu suçlarda gözaltı süresi; ana süre 24 saat ve uzatması da her defasında 1 günü geçmemek kaydıyla 3 gün, yani 4 gün olarak belirlenmiştir. Bu süreye; şüphelinin, yakalama yerine en yakın hakime veya mahkemeye gönderilmesi için gerek duyulan azami 12 saat süre de eklenmelidir (CMK m.91/1’in son cümlesi). İşlendiği iddia edilen bir veya birkaç suç ile ilgili başlatılan soruşturmada şüpheli sayısının bir veya iki olduğu durumda ise gözaltı süresi 24 saattir (CMK m.91/1). Bu yazımızda, daha spesifik olarak, TCK m.216/3’de düzenlenen Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçu hakkında birtakım tespit ve değerlendirmede bulunulacak ve Anayasa Mahkemesi (AYM) ile İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) kararlarından örnekler sunulacaktır. Mahalli idare organlarının veya bu organların üyelerinin, görevleri ile ilgili suçlardan dolayı haklarında açılan soruşturma veya kovuşturma nedeniyle kesin hükme kadar görevden uzaklaştırılabilmelerinin yasal dayanağı, Anayasa m.127/4 ve 5393 sayılı Belediye Kanunu m.47/1 hükümleridir. Bu durumda olanları görevden uzaklaştırma yetkisi, İçişleri Bakanına aittir. İçişleri Bakanının görevden uzaklaştırma yetkisini kullanması zorunluluk olarak öngörülmemiş olup; anılan hükümlerde “görevden uzaklaştırılabilir” ibaresine yer verilerek, İçişleri Bakanına görevden uzaklaştırma konusunda takdir yetkisi verilmiştir. Maddelerinde güvence altına alınan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi, kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınabilmesi için hangi fiillerin suç teşkil ettiğinin kanunda açık bir şekilde düzenlenmesini gerektirmektedir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.7 ile de “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi güvence altına alınmaktadır.

Jandarma Teşkilatı, sorumluluğuna verilmiş Devlet sınırlarının korunması, güvenliğinin sağlanması ve her türlü kaçakçılığın önlenmesi, takibi ve soruşturulması ile görevlidir. Jandarma sınır birliklerinin sorumluluk bölgelerinde meydana gelen, sınır ve kaçakçılık olaylarına ilişkin haberler; basına verilip, verilmemesi Jandarma Genel Komutanlığınca değerlendirilmek üzere ilgili Tugay Komutanlıklarınca, Jandarma Genel Komutanlığına gönderilir. Bu haberleri içeren yazının bir örneği, o yer valiliğine verilir. Basına iletilmesi sakıncalı bölümler, ilgili Tugay Komutanlığınca belirlenir. Mülki amir, konuyu mevzuata ve ihtiyaca uygunluk yönünden değerlendirerek; yerinde buluyorsa Jandarma tarafından görev alarak yerine getirilmesini yazılı olarak ister. Bu makamlar isteklerini; yapılacak görevin amacını, kanuni dayanaklarını açıkça belirten bir yazıyla mülki amire iletirler. Jandarma ile polisin birlikte çalışmalarına gerek duyulan durumlarda, ortak kuvvetin komuta, sevk ve idaresi, bu çalışmaya katılan Jandarma kuvvetlerinin en kıdemli birlik komutanı tarafından sağlanır.

Suç şikayete bağlı olarak kamu adına kovuşturulan suçlardan veya kişisel dava ile kovuşturulan suçlardan biri ise; şikayet hakkına sahip olan veya suçtan zarar görenin sözlü şikayetini,düzenlenecek suçüstü tutanağına yazmak ve şikayetciye imzalattırmak. Eğer şikayetçi şikayetinden vazgeçmişse,usulüne uygun ve ayrı bir vazgeçme tutanağı düzenlemek ve Cumhuriyet Savcılığına göndermek. Şikayet; şikayet üzerine kamu adına kovuşturulan suçlarda, suçtan zarar gören ya da şikayet hakkına sahip diğer kişiler tarafından, kanunda gösterilen belirli şekil ve sürelere uyularak, kovuşturma yapılmak üzere ilgili makama başvurulmasıdır. Şikayet üzerine kamu adına kovuşturulan ya da kişisel dava yoluyla kovuşturulan suçlardan birinin işlendiğini gördüğünde; suçun devamını önler. Suçtan zarar görenin usulüne uygun şikayeti üzerine ya da bu kimsenin akıl, ruh ve beden sakatlığı ya da yaş küçüklüğü nedeniyle şikayet koşulu aranmayan durumlarda, bu tür suçlara da elkoyar. Adli görevlerin yürütülüşüne ilişkin esaslar, görevin özellikleri gözönünde tutularak; bu yönetmeliğin ilgili Maddelerinde ayrı ayrı açıklanmıştır. İlgili Maddede hüküm bulunmayan konularda, diğer kanun ve nizamlarda yer alan hükümlere göre hareket edilir. Adli görevler; işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmayı ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmeyi kapsar. Bir İnfaz kurumu ve tutukevinden diğer bir ceza infaz kurumu ve tutukevine gönderilmesi gereken tutuklu ve hükümlüler, kanunen yetkili makamın yazılı istemi üzerine, Jandarma iç güvenlik kuvvetlerince istenilen yere götürülürler.

Ayrıca yukarda belirtilen kimseler dışındakilerin üzerleri, konut ve işyerleriyle, bu niteliği taşımayan diğer kapalı yerlerinde de arama yapılabilir. Ancak bu durumda arama yapılabilmesi; aranmakta olan şüpheli ya da sanığın, suçla ilgili iz ve delillerin, belirtilen yerlerde ya da kimselerde bulunduğu kuşkusunu uyandıran ve başka türlü düşünme olanağı bırakmayan olayların varlığına bağlıdır. Sanıkların içinde tutulduğu ya da kovalanırken girdiği yerler ile genel güvenlik gözetimi altında bulunan bir kimsenin oturduğu yerlerin aranması durumunda böyle bir sınırlandırma söz konusu değildir. İhbar deyimi; suçun faili ve suçtan zarar gören dışında kalan üçüncü kişilerin her türlü suça ilişkin olarak, Jandarmaya yaptıkları suç duyurularını ifade eder Ayrıca, doğrudan kamu adına kovuşturulan suçlarda, suçtan zarar görenin suç duyurusu da ihbar olarak nitelenir. İhbar üzerine suçu öğrenen yetkili ve görevli Jandarma makam ya da memurları suça elkoyar. Mülki teşkilata tabi olan jandarma iç güvenlik birliklerinin genel olarak görev ve sorumluluk alanı; polis görev alanının dışı olup, bu alanlar il ve ilçe belediye sınırları dışında kalan ya da polis teşkilatı bulunmayan yerlerdir.

Maddesinin (2) ve (3)numaralı fıkralarına göre Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri,şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir. Cumhuriyet savcısıtarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir veşüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır. (3) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, yayın hizmetlerinin iletiminde kullandıkları radyolink cihaz ve sistemleri için gereken izinleri, ilgili mevzuat çerçevesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alırlar. (10) Üst Kurul personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre yapılır ve bunlar hakkında soruşturma izni Başkan tarafından verilir. D) Koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ve internet platform işletmecilerinin yıllık net satış tutarlarından ayrılacak yüzde birbuçuk paylar. (5) Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden emekli aylığı almakta olanlardan Üst Kurul üyeliklerine seçilenlerin, istekleri hâlinde emekli aylıkları kesilir ve sigorta primleri 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ödenir. Bu şekilde emekli aylıklarını kestirmek suretiyle yeniden sigorta primi ödeyenlerin görev sürelerinin bitiminde emekli aylıkları genel hükümlere göre yeniden belirlenir.